Directory
Literature
Blog Details for "Semaver"
SemaverSemaveredebiyat,sanat,siyaset,siir,turkish literature,kisa hikayeler,short essays Articles
ÜMİTLERİN YEŞERDİĞİ BAHARLAR/ Eyüp KARATAŞ
2007-05-23 08:09:00 Tarihin seyrinde, toplumsal dönüşümlerde bireyden kitleye çoğu zaman, ümitlerin dumura uğradığı ya da yeşerdiği zamanlar çok yaşanmıştır. Bu süreçler bazen bireylerin hayatında keskin kırılma hamlelerinin yaşandığı anlara tekabül edebilir. Doğrusu insan aceleci bir varlıktır. Kaybetme endişesi ve kazanma hırsı insana mahsus bir özelliktir. Ümitli olmak. Ümit vaat etmek, insani bir duruştur. Bu duygu bazen kitleler bağlamında tezahür eder. Bazı zamanlar siyasal platformlarda da yaşanır. Genellikle bireylerin özelinde daha belirgindir. Bu duygu ve duruşa çoğu zamanlar ciddi analizlerle açılımlar getirilir. Dirayetli bir duruş olarak okunur. Ferasetli bir kişilik olarak da yorumlanır. Yeri gelir kitlelerin istikbalinin yörüngesindeki aktör olarak tayin edilmek istenir.Hayatın akışında ikbal her zaman bir beklentidir. Baharın hiç gelmeyeceği düşünülür. Ama tabiatın kendi mecrasındaki işleyişi, iradelerin tahayyül... More About: Kara
küçük ansiklopedi / Gülçin DURMAN
2007-05-22 07:41:00 BİG in JAPANGeçtiğimiz günlerde, içinden Japonya geçen üç acayip haber okudum. Üçüne de şaşırdım. Üçüne de inanmakta zorluk çektim. Bayağı da canım sıkıldı. Bunları yazayım mı yazmayayım diye düşünürken de haftanın sonunda dördüncü Japon bombası geldi. Bilmiyorum, belki bu arada fark etmediğim başka haberler de olmuştur.İşte acayip haberler: ilk haber kaniş diye kuzu satın almış Japon kadınları ile ilgiliydi. Bir Japon film yıldızı, katıldığı televizyon programında köpeğinin hiç havlamadığından yakınmış. Ve sonra da çıkartıp fotoğrafını göstermiş. Fotoğrafı görenler köpeğinin aslında bir kuzu olduğunu söylemişler yıldıza. Habere bakılırsa acı gerçek karşısında kadıncağız hayatının şokunu yaşamış. Meğerse aynı durumdan muzdarip binlerce kadın varmış Japonya’da.2.haber bebeğini terk etmek isteyen anneler için hazırlanan yeni bir hizmeti anlatıyordu. Çocuk istemeyenlerin hay...
BÎR YOL/Yunus KADAKAL
2007-05-22 07:26:00 Kokuşmuş kimlikler koalisyonunun ihtiyarlattığı ruhsuz bedenlerin, kuluçkaya yattığı düşünce mezarlığının yoluna ışık tutan, el feneri kılıklı mumların gölgesinde yol almak...Kum taneleri altına gizlenmiş piramitlerin, pas tutmuş kısır dalgalardaki çığlığına alkış tutan, kurbağa yüzgeçli alıntıları haykırışımda, sorgusuz heyelana yol almak...Mermerden aman dileyen iniltilerin, ciltler dolusu kuru gürültüye papuç bırakmayan gizemin soluğuna gülen yılanla, kutlu tufanın dar Boğazından pembe ülkülere viran gezen, yusufçuk kuşunun gözyaşları ileYol almak...Şakağına namlu dikilen şafağın, doğuşuna hicveden, kundakta ki gözlerin katiline tabip olan, bulaşık terbiyenin morgundan alınmış cesetlerin soluğuna kitap yazan çarkın ayak izlerine yol almak...Savrulmuş kuruntuların dudağından çıkan gülüşlerin acizliğinde ki mat mavinin sorusuna cevap; bal şerbetinin enkaz cephesinden kuşandığı ufuklarl... More About: Akal
99 Süper Müslüman Kahraman neden müslümanları kurtaramaz? Halil ŞAN
2007-05-18 13:24:00 Sabah gazeteleri karıştırırken gözüme ilginç haber ilişti haber şöyledi:Ünlü çizgi roman yayın şirketi Marvel Comics ile Arap medyasının ünlü Ceo’su Naif El Mutawa’nın ortak çalışması “The 99” Ortadoğu’da yok satıyorİslami inanca sahip 99 süper kahramanın maceralarını anlatan “The 99” isimli çizgi roman serisi, Mısır, Umman, Kuveyt, Ürdün gibi ülkelerde 1.5 yıl içinde binlerce kopya sattı. İlk İslami çizgi roman The 99, Allah’ın 99 sıfatının her birini temsil eden kahramanların maceralarını anlatıyor. Çizgi romanda her biri kutsal bir taş bulan 99 sıradan insanın süper güçler kazanmasının ardından başlarından geçenleri anlatılıyor. 50’si kadın 49’u erkek olan bu kahramanlar adlarını ve güçlerini Esma-ül Hüsna’dan alıyor. Kadın kahramanlardan beş tanesi tesettürlü. ABC TV’ye konuşan El Mutawa, 99 Süper Kahraman’ın İslam’ın Batı dünyasında algılanışını değiştirebile... More About: Hali , Tara , Kurt , Halil
Mektuplar 26/M.Fuzuli GEÇER
2007-05-16 14:54:00 Sen gittin. Aniden değil; belki yirmi gündür haberim vardı gideceğin günden. Ama aniden gibi gittin yinede.Çok ani, birden bire, bir daha hiç gelmeyecekmiş gibi.Olsun; bana öyle gelse de geleceksin. Bana nasıl gelirse gelsin yakında döneceksin. Buraları yakmazsam tabi. Buraya dönmeni istemiyorum; burayı, buraları hiç ama hiç sevmiyorum çünkü. Sen içinde yokken yine belki biraz.Sen buralara ait değilsin. Ve sen döneceksin; inansam da, inanmasam da döneceğini biliyorum. mektuplar-26 ...
Aşk,Bir Sevdadır Yanar/ Yunus KADAKAL
2007-05-15 13:57:00 Aşk,Bir sevdadır yanar,Tüter,Şehrin bir yanından,Üfler mavi bir şafak.Tılsımlıdır bakışlar…AşkBir sevdadır yanar,Kelimeler inci tanesi,Birlik içinde akşam,Ayrılık yok gece,Farklıdır sabah…Aşk,Bir sevdadır yanar,Ateşi,Armağandır gönüle,Serpilir yüreğinden,Sarar tatlı bir tebessüm güvenle,Aya düşer yıldızlar,Güneş eğilir,Ve,Isınır kıyısından…Aşk,Bir sevdadır yanar,Rastlantısızdır,Alternatifi yoktur,Meşakkatlidir,Yelkovanı yoktur,Penceresinde kilit,Onlaradır çiçekler,Her şey onlaradır…Aşk,Bir sevdadır yanar,Meşalesi vardır,Ve,Yürektir devleti,İmparatorluğu vardır,Başkenti diriliş,Kralı vardır, kraliçesi…Aşk,Bir sevdadır yanar,Tarifesi yoktur,Anlamaz meteor taşı,Sınırı hayadır,Perdesi dua,Korunaktır yıldızlar,Habercisi vardır,Alınyazısı…Aşk,Bir sevdadır yanar,Gök gürler,Ayna temiz,Kımıldar bir tarafta taşlar,Sağanak yağar yetkin tane,Gelecek asi,Kapıdaki yel değirmeni ve sıcak…... More About: Akal
Mektuplar 25/ M.Fuzuli GEÇER
2007-05-15 08:42:00 Senden nefret edilir mi? Nefret duyabilir miyim sana? Bir sözüne ya da hareketine takılabilir miyim? Sende sinir olunacak, bozulacak, takılacak taraflar olabilir mi?Olur mu?Bak bu gün şüphelendim; ne bileyim sanki dokundu bana tavırların, dokunur gibi oldu; en azından öyle geldi bana, öyle bir şeyler geçti aklımdan.Hayret bir şey oldu benim için! İnanamadım. İnanmadım. Ve nefretten nefret ettim.mektuplar 25
Mektuplar 24/M.Fuzuli GEÇER
2007-05-11 09:59:00 Hafta sonlarını, yediden sonraları, geceleri, sekiz öncelerini, yirmi dört saatin hepsini sevmeye başladımHer saniyeyi seviyorum. Görmesem de seviyorum. Birinden birinde görürüm ümidiyle iple çekiyorum her saniyeyi. Her bir saniyeden korka korka. Bir saniye daha, bir daha göremeyeceğim diye korka korka. Gülünç durumlara düşüyorum; ne hallere düşüyorum senin yüzünden. Anlamaz kimse, kimseye anlatıl-a-maz.Saniyeleri sayıp, boncuk gibi içime diziyorum; seni getirsinler diye, daha çabuk getirsinler diye heceleyip duruyorum. Böyle yaptıkça yaklaştığını, uzakta bile olsan, heceledikçe seni, çok yaklaştığını hissediyorum.
MEDENİYETTEN BİHABER TAVUS KUŞU/ Yunus KADAKAL
2007-05-11 09:49:00 MEDENİYETİN BEŞİĞİNDE MEDENİYETTEN BİHABER TAVUS KUŞUMedeniyetin beşiği Mezopotamya’nın altın madeni güzelim Türkiye’m şimdilerde neredeyse iki asırdır süregelen oyunların en çirkefine tanıklık etmekte. Medeni olmaktan korkan bir kısım sözüm ona elitlerin kendi krallıklarını ilan ettiklerini ve bu krallığı her ne pahasına olursa olsun – borsa düşsün, faizler artsın, ülke uluslararası düzlemde puan kaybetsin, cebimizden 8.2 milyar dolar çıksın, Ülker karışsın, 12 Eylül öncesine dönülsün – diktatörlükle yürütmeye devam etme çabalarını görmekteyiz.Hani eskiden derlerdi ya hasmım ama mert adam. Şimdilerde böyle mertlikleri mahkeme kapılarında aramaktayız.Medeniyet diyoruz, refahlık diyoruz, huzur, özgürlük, hak, hukuk, adalet diyoruz, ama “sözde değil özde” diyoruz. Bu çirkeflik şaheserleri bundan korkuyor, “baba bana kaka dedi, banene banane ben oynamıyorum” cümlerini yaşımız ilerlediği i... More About: Haber , Akal
Mektuplar 23 /M.Fuzuli GEÇER
2007-05-10 13:59:00 Düşündüm. Vah ki düşündüm! Bir kez düşündüm; düşünmüş oldum. Düş mü gerçek mi anlayamadan, bilmeden.Gerçek olamaz. Düşte bir düşünce en başta. Sadece bir düş yani. Hem bir kez oda.Ama şimdi hiçbir şeye yer bırakmıyor. Yer yok başka düşüncelere. Gerçeğe, gerçek düşüncelere, gerçekçi düşünmeye, hayale, melale.Her şeye rağmen düş değil mi?Saymıyorum. Onu ve ondan sonra olanları saymayacağım: Sayılmayan, olmayan, olmamış gibi olan bir düşün sürgünleri hepsi? Tersine dönen sürgünler, düşler, gerçekler. Tersine dönen, ters dönen günler. Nasıldılar, ne oldular. Oysa olmazlardı çoğu; olmayacak düşlerdi, ama oldular.Dosdoğru gidiyorum. Uzaklaşıp, uzaklaşıp gidiyorum. Gidiyorum; gittikçe, gittikçe yaklaşıyorum. Böyle bir şey yok; kesinlikle olmayacak. mektuplar-23
Meçhul /Yunus KADAKAL
2007-05-10 08:43:00 Sığacak mı emellerin dakikalara, zaman meçhulGörebilecek misin yarını gözlerinle, hayat meçhulNerede konaklayacak bu can, düşündün mü mekan meçhulZaman meçhul, hayat meçhul, yer meçhulHangi din var meydanlarda, din meçhulHak varmış, hukuk, ya adalet, devlet meçhulKim bu iki ayaklılar insan mı, beşer meçhulDin meçhul, devlet meçhul, ben meçhulNereye gide bu insanlar gardaş, yol meçhulEdepte kalmamış hayada, ahlak meçhulBu gençlik mi olacak yarınlarımız, yarın meçhulYol meçhul, ahlak meçhul, yarın meçhulİnanabilecek misin adını söylediklerinde, ismin meçhulTanıyabilecek misin o gün kendini, zahir meçhulNasıl kaldıracaksın bu yükü bilmem ki, irade meçhulİsim meçhul,zahir meçhul, irade meçhulOrtada alim çok, herkes okumuş, cahil meçhulKalmamış bir tek fert akıldan yoksun, divane meçhulHerkes patron, peşin emir, hüküm sahibi, hamal meçhulCahil meçhul, divane meçhul, hamal meçhulGerçek hakikatleri yazmakmış, ki... More About: Akal
Çocukluğu çalınanlar /Tihava Valentina
2007-05-10 08:12:00 Bu onların savaşı değil. Onların hiçbir suçu yoktu. Savaş evlerine geldi ve çocukluklarını çaldı, erkenden büyümeye zorladı. Onlar insanların nasıl öldürüldüğünü, yakınlarının nasıl öldüğünü gördüler. Ve ölüm yakın idi, peşlerinden yürüdü ve bir dakika bırakmadı. Bizler, üzerlerine ateş açılmadan, silahsız ve ‘temizlik’ görmemiş bizler bunu hiçbir zaman anlayamayız. Bizler oyuncaklarla oynadık, ağaçlara tırmandık ve yaşamdan mutluluk duyduk ve hayatın değerini, ölümün olduğunu hiç düşünmedik. “Hayatın ne demek olduğunu, onun değerini çok net anladığımda 11 yaşında idim. Ölümü çok yakın hissettiğindeki duyguları kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Boğaz düğümleniyor, zor nefes alınıyor ve düşünceler düzensiz”. ‘http://news8.thdo.bbc.co.uk/hi/russian /russia/newsid_3670000/3670802.stm’ adresindeki bir Çeçen kızı tarafından yazılmış olan bu makaleyi tesadüfen okudum.... More About: Valenti , Vale , Valentina , Lent , Valentin
ARZUHAL I /Yunus KADAKAL
2007-05-09 09:55:00 İzahı,GönlümdekiVuslat Makalesinin,Üzüntüsü,HatalarımınEl açıklığındandır.Tenkidi,Döktüğü mHer damla göz yaşının,Ruhuma vurulan tokadınAğırlığındandır.Göremeyiş i,GözleriminGüzelliğini,GüllerinÖnü nde sis yapanSevda sayfasındandır.Titremesi,ElleriminAdın ı yazarken suya,Sesimi kaptırmış olduğum,Lodostandır. More About: Akal
Mektuplar 22/M.Fuzuli GEÇER
2007-05-09 08:14:00 Aniden oluyor her şey sende.Darılmaların, barışmaların, gülmelerin hep öyle.Hiç uzatmıyorsun neşeyi, hüznü, barışı, savaşı.Ya göl gibi durgunsun ya hırçın bir deniz gibi dalgalı.Her şey birden bire.Göz açıp kapamak gibi bir şey senle olmak.Mektuplar - 22
Eşinin Başı Örtülü ilk Cumhurbaşkanı
2007-05-08 10:38:00 Bu resmi ortalığı toza dumana katarak cumhurbaşkanının eşi baş örtülü olmaz ! Olamaz diye ayağa kaldıranlara ithaf ediyorum.İyi bakın .Olurmuş olmuş da.
VADİDEKİ GÜL / Eyüp KARATAŞ
2007-05-07 13:45:00 Bu vadi kitlelerin yaşam iklimlerindeki karelerin yansıdığı bir yer değil. Bir ormanın ve içinde ki yabani varlıkların renklerini barındıran bir vadide değil. Teknolojinin soyut dünyasının olmadığı bir toprak parçasıdır. Sanal duyguların, dünyaların hissedilmediği bir coğrafya parçasıdır. Bu vadi içinde binlerce gülün bulunduğu adeta bir botanik dünyasıdır. Burası Resulün simgesi güller diyarıdır. Buradaki güller kentlerdeki parklarda, yürüyüş alanlarında, sahil boylarında, caddelerdeki egsoz gazlarının üzerlerine karabulut gibi sindiği güllere benzemez. Bunlar şartların, mevsimlerin, iklimlerin ani dönüşümlerini pek yaşamazlar. Genleriyle, renkleriyle pek oynanmış değiller. Her halleriyle doğaldırlar. Her gülün kokusu farklıdır. İçindeki renk renk gülleriyle, göründüğü her diyardaki gönülleri büyüler. Buram buram kokuları etrafı sarar. Vadiye hayat veren şırıl şırıl akan suyun ahenkli sesi ve ... More About: Kara
Mektuplar 21/M.Fuzuli GEÇER
2007-05-07 12:19:00 Senin için yaptıklarımı bilsen üzülürsün; yoksa taş kalplinin teki derdim sana. Ama bilme, hiç bilme. Ağlamaktan başka bir şey geçmeyecekse eline! Üzülme.Devam et hayata; düz, mutlu, güleç günlere devam et.Belki de yaptıklarımı abartıyorum. Nevmit adamın tekiyimdir. Bilsen, tam bilebilsen bir şey çıkacağı yok. Gülersin belki. Hayır, normal karşılayacağını hiç beklemiyorum; işin orası kesin. Bilmiyorsun daha. Hem yalnızca senin için yaptıklarımı değil, daha çok şey bilmiyorsun: Seni uzaktan görme sevdasına tutuldum geçenlerde. Çok değil, doksan bilemedin yüz metreden. Doyumsuzluğunu, bitmezliğini daha iyi anlıyorum; tam anlayamasam da gitgide daha iyi anlıyorum. Uzun süre bakıyorum sana uzaktan. Sonra hiç bitmemiş ve bitmeyen, seni yakından görme isteğim öyle bir noktaya geliyor ki, insan olamayacağın, hatta hiç olmadığın zehabına kapılıyorum. İnsanda böylesi duyguları; çelişkili, so...
TÜRKİYEM GÜL ARTIK / Öznur ŞAN
2007-05-07 09:03:00 CHP’nin Dünü-Bugünü, FAŞİST CHP VE GEÇMİŞİMecliste İnönü CHP’liler tarafından Cumhurbaşkanı seçilirken, bir de parti tüzüğü değiştirilerek İsmet İnönü ebedi başkan (Milli Şef) ilan edildi. Partinin aldığı monolotik biçim, ünlü’ Tek parti, Tek millet, Tek lider’’sloganıyla en iyi ifadesini buldu.( Feraz Ahmet,’’Demokrasi sürecinde Türkiye 1945 -1960’’,Mil Yayınları,2.baskı. İstanbul, Mart 1996,s,)İsmet Paşa artık çizmeleri giydi ve şöyle seslendi:“Suçluların telaşı içindesiniz. Işıktan korkuyorsunuz.’’Bunun üzerine Menderes, İnönü’ye:‘’Ak saçlı bir General, Milli Şef unvanını senelerce üzerinde taşımış bir insan… İsmet Paşa hırsı için memleketi ateşe verecek adamdır. Paşa; Yeter artık’’.(M. Ali Birand, Can Dündar, Bülent Çaplı, Demirkırat.9.Baskı: Doğan yayıncılık, Ekim 2001,s.88)Menderesin gözünü açan olay ise 1958 yılında Irak’tan geldi. Irak’ta darb...
Millet düşmanınızdır/Hakan ALBAYRAK
2007-05-07 07:47:00 “Yeni cumhurbaşkanını BU MECLİS seçemez” dediler ve gerçekten de bu Meclis'e seçtirmediler.367 şartı yüzünden yeni Meclis de yeni cumhurbaşkanını seçemeyebilir. Hiçbir Meclis seçemeyebilir.Bu durumda en iyisi cumhurbaşkanını millete seçtirmek… Ama, hayır! O da olmaz! Yeni cumhurbaşkanını BU MECLİS seçemeyeceği gibi BU MİLLET de seçemez! En azından, Klasik Batı Müziği'nin ve balenin kıymetini bilinceye kadar!***Millete duyulan bu güvensizlik ve hatta düşmanlık nereden geliyor?Galiba “Milli Şef”ten…***İkinci İnönü Savaşı sırasında Bursa'dan geriye doğru göçen ve içinde subayların da bulunduğu bir kafileye rastlanır.İsmet İnönü, hatıratında anlatıyor: “Kafileyi durdurdum. Subayları topladım. Onlara dedim ki, içinde bulunduğunuz vaziyeti bilesiniz. Padişah düşmanınızdır, yedi düvel düşmanınızdır… Kimse işitmesin, millet düşmanınızdır!” More About: Alba , Hakan
Mektuplar 20/M.Fuzuli Geçer
2007-05-03 09:48:00 defalarca aramak istiyorum seni, oysa sen ikincide uykulu oluyorsun, ben seni defalarca aramak istiyorum, oysa sen ikincide bezginsin, ben seni defalarca aramak istiyorum, oysa sen ikincide uykulu oluyorsun, ben seni defalarca aramak istiyorum, oysa sen ikincide uykulu bezgin oluyorsun, benim uykularım kaçıyor bıkmadan aklımda tutuyorum seni hep aramak için, ben seni aradıktan hemen sonra yine ve hiç ara vermeden tekrar aramak istiyorum, oysa sen buna anlam vermeye kalkıyorsun, sebep soruyorsun, ben neden aradığımı hiç sormadım kendime, neden aradım bilmiyorum, anlatamam, aklımda hiçbir şey tutmuyorum, kendimi unutuyorum, bir anlamda vermiyorum ama arıyorum, günde bir kez, sadece bir kez, binlerce defa aramayı geçirsem de aklımdan sadece bir, binlerce arayacağım, binlerce kez zihnimde çevireceğim numaranı, senin kitabını okuyorum, nasılsın, senin verdiğin kitabı okuyorum, iyi akşamlar, merhaba, merhaba iyi akşamlar, senin verdiğin kitabı okuyor...
ÖLÜMÜN TADI/ Cemile ÜNLÜ
2007-05-02 12:44:00 Ölüm; hiçbir âdemin sahip çıkmadığı, kimsenin üzerine yakıştırılamayan sahipsiz bir elbisedir. İnsanlar kıyasıya yarışırlar ondan biraz daha uzaklaşabilmek için. Aslında kendileri de bilmektedirler ki bu asla sonsuz bir kaçış değildir. Ta ki, ezelde belirlenmiş Yüce İrade devreye girer ve o kendisi seçer üzerine en çok yakışacağı bedeni.Ölüm gelip senin de yüreğinin kapısını çaldığında –ki hiç kimse davet etmez onu- yaşadığın acı karşısında, o güne kadar acı diye tanımladığın hiçbir şeyin aslında gerçek acı olmadığını iliklerine kadar hissedersin. Canından can kopmuştur, bir daha gelmemecesine. Artık senin ilgini çeken tek gündem; giden ve gidenin yapıp ettikleri, ölüm ve ölümün halleridir. Dünyaya dair her türlü iş ve oluş kapsama alanının dışında kalmıştır.Sorun şudur ki; gidenin ardından senin dünyan durmuştur, oysa milyarların dünyası akıl almaz bir hızla dönmeye devam etm... More About: Mile , Emile
Sanal Muhtıraya sanal cevap; milyongul.com
2007-05-01 12:47:00 Sanal Muhtıraya sanal cevap; milyongul.comDışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adaylığını destekleyenler de harekete geçti ve sanal alemde seslerini duyurmaya başladılar. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adaylığına karşı çıkanların aksine bir de destekleyenler örgütlenmeye başladı. Abdullah Gül'ün haksızlığa uğradığını ve Cumhurbaşkanı olmaması için hiçbir neden olmadığını dünyaya duyurmak isteyenler "Tek Kelimeyle Hayır" sloganıyla bir web sitesi açtılar. "Tek Kelimeyle Hayır" "haksızlığa hayır", "darbeye hayır" sloganlarıyla kurulan sitenin amacı Abdullah Gül'e Cumhurbaşkanlığı yolunda destek olmak ve destek olanları bir araya toplamak. Sitenin kurucularından Adem F. Kaya, sitenin asıl amacının Online Muhtıraya, Online cevap olduğunu belirterek, sessiz kalanların sesi olmaya çalıştıklarını söyledi. Kaya, Cumgurbaşkanın meclis iradesi ile ... More About: Lyon , Anal
YOL AZIĞINIZ ANNE DUASI OLSUN/Eyüp Karataş
2007-05-01 10:11:00 “Ana baba cennet kapılarının ortasıdır. İstersen o kapıyı yitir, dilersen muhafaza et”.*Anne baba ve dua… İki bedendeki tek yüreğin götürdüğü yere doğru. Doğrusu modern kent ikliminin yaşam parametreleri içinde böyle bir tespit veya temenni yürekler de nasıl bir sinerji oluşturur bu süreç zamanın şahadetinde saklıdır. Fakat şu bir realite ki, ister kutsal kitaplarda, ister seküler değerlerde olsun anne tartışılmaz bir varlıktır. Anne insanlığın serüveninde her zaman nadide yerini korumuştur. Aktördür. Yaşanan sosyal olgular ve olaylar beklide en fazla anneleri etkilemiştir. Çünkü bir güzelliğin tebarüz etmesi de anneyi sevindirir, bir ateşin yansıması da en fazla anne yüreğini yakardı. Özelde neden anne üzerine bir beyin fırtınası diye serzenişte bulunuyoruz derseniz, nedeni sosyal gerçekliklerdir. Baba şüphesiz değerlidir. Ama genelde annelerini kaybeden gemiler hep su almıştır/kaybetmiştir… Fakat ba... More About: Kara
Cumhuriyete Sahip Çıkmışlar/Halil Şan
2007-04-30 11:07:00 "Ankara'nın taşına bak gözlerimin yaşına bak ,uyan uyan gazi kemal şu feleğin işine bak"Dün çağlayan meydanındaki kalabalığın dudaklarında bu marş terennüm ediyordu .77 yaşındaki cumhuriyet kadını cumhuriyetine sahip çıkıyordu kendi aklınca.Laikci medyada olayı müthiş bir çoşkuyla karşılıyordu .Artık birilerinin bir şeyler anlaması gerekiyordu.Birileri haddini bilmeliydi."Ağzı çorba kokan, sıkma başlı eşi" olan adam Cumhurbaşkanı olmaya tevessül ediyordu.Cumhuriyet elden gidiyordu ve birileri tarafından kurtarılmalıydı.Derhal hal ve çaresine bakılmalıydı. Yetiş CHP,yetiş ADD, yetiş "çağdaş yaşamı destekleyiciler".Sakın insanların demokratik tepkilerini göstermeye karşı çıktığım anlaşılmasın .Karşı çıktığımunsur şudur. Bu insanlar diğer cumhurbaşkanı seçimlerinde neredeydiler? Neden o zaman meydanlaraçıkıp cumhurbaşkanını halk seçsin diye ortaya çıkmadılar? Ben cevap vereyim: öyle bir... More About: Hali , Halil
SÖZÜN BİTTİĞİ YER/Eyüp Karataş
2007-04-30 10:36:00 Tarihin seyrinde sözün bittiği yerler çok olmuştur. Tabi bu bitişler her zaman için bazı gelişmelerin de habercisi olmuştur. Söz ve bitiş. Bazıları bireylerin, bazıları kitlelerin, bazıları da devletlerin kaderlerinin başlangıcı veya son anına tekabül etmiştir. Herkesin zihninde şenlendirdiği/şekillendirdiği kavramlar ve yüklenen anlamları… Kavramların ve cümlelerin muhataplarında bıraktığı iz, yankılandığı anlam çok önemlidir. Bazı yankılar barışlar yeşertir. Bazı yankılar savaşlar başlatır. Bazı yankılar yeni hayatlar kurar. Bazı yankılar yeni ufuklar açar. Bazı yankılar yeni başarılar gerçekleştirir…Bazı yankılar, ümidin bittiği, nefeslerin tutulduğu, hayal gücünün sınırlarını zorladığı, kelimelerin anlamsızlaştığı, yüzlerde saniyeler içinde farklı renk yansımalarının hissedildiği, kolektif aklın tık diyemediği, kitlelerin anlamsızlaştığı yer sözün bittiği andır… İşte b... More About: Kara
AYRILIK İKİLEMİ/ Eyüp Karataş
2007-04-27 09:20:00 Ayrılık, insanlığın varlığıyla yaşıttır. İlk insan ilk Rasulle başlayan bir serüven… Hakla batılın ayrılışı… İyi ile kötünün yol ayrımı. Yüreklerin kırılma noktasıdır ayrılık. Adem’den kalan bir iz, bir gelenek. Bizim serüvenimiz o günden bu zamana önünde durulamayan ayrılıkların serüvenidir. Bu ayrılık bazen çok keskin bazen de serinkanlıdır. Hayatın akışında derin izler bırakan ayrılıklar… Nuh’un oğlundan ayrılışı… Amine’nin Rasulullah’tan ayrılışı… Ebu Talip’in Rasulullah’tan ayrılışı… Rasulün ümmetin ayrılışı… Ayrılan mutlu, kalanlar derinlemesine hüzünlü. Bu bir sevda hüznü/özlemi resule dair…Sosyal olguların getirdiği ayrılıklar; devrimler, darbeler, savaşlar…Mekanların getirdiği ayrılıklar; coğrafyalar, kıtalar, sınırlar, depremler…Sosyolojik olguların getirdiği ayrılıklar; renkler, düşünceler, sınıflar, gelenekler…Evet, her ayrılığın bir... More About: Kara
HAYATA EDEBİYATLA BAKMAK
2007-04-27 08:19:00 Etkinlik:SöyleşiYer :Atatürk KitaplığıTarih:30 Nisan 2007 Pazartesi Saat: 19:00Düzenleyen:Fatih Andı Etkinlik ücretsizdir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Andı, her ay gerçekleştirdiği seminerlerde hayatı edebiyattan ve edebi bakış açısından yorumlamanın ne anlama geldiğini dinleyicilerle paylaşmaktadır. Programda, mesleki şartlanmanın dışında edebiyattan mutluluk duyarak bir ömür sürmenin hayata kattığı zenginlik ve değerler anlatılıyor... More About: Ayat
YEREBATAN'DA ŞİİR AKŞAMI
2007-04-26 07:46:00 Etkinlik :ŞiirYer :Yerebatan Sarnıcı Tarih :28 Nisan 2007 Cumartesi Saat: 19:00"Lorca Şiirleriyle Yerebatan'da"Şiir okumaları:Hümay Güldağ, Hüseyin KöroğluDüzenleyen:M. Lütfi ŞenYapıtlarında içinde yaşadığı toplumun gerçeklerini duyarlı bir ifadeyle yansıtan ünlü İspanyol şair Lorca'nın şiirleri Şehir Tiyatroları Sanatçıları tarafından yorumlanacaktır.Etkinlik ücretsizdir Kimdir ? FREDERICO GARCIA LORCA (1898- 1936) Biyografisiİspanyol şair ve oyun yazarı. Ölüm üzerine şiirleri ve Bodas de sangre (1933; Kanlı Düğün, 1966), Yerma (Yerma, 1962) ve La casa de Bernarda Alba (1939; Bernarda Albanın Evi, 1965) oyun üçlemesi ile tanınır. İspanya İç Savaşı'nın başlamasından kısa bir süre sonra, Milliyetçiler tarafından kurşuna dizilmiştir. Babası çiftçi, annesi öğretmendi. İlk piyano derslerini oğlunun müzik yeteneğini fark eden annesinden aldı. Ailesi Granada'ya taşınınca orada bir Cizvit okuluna girdi. S... More About: Bata , Reba
Ayrılma Vaktidir Limandan Eyüp Karataş
2007-04-26 07:31:00 Hani şair diyor ya “demir almak vakti gelmiştir limandan” bizde böyle bir zihin dünyasının serzenişini yazalım zamanın şahadeti ile… Not düşelim tarihe… İnsanların, toplumların hayatlarında notlar çok olmuştur.Bazı notlar tarih değiştirmiştir. Bazı notlar çağ değiştirmiştir. Bazı notlar nesil değiştirmiştir. Tıpkı Allah Resulünün evrensel çağrısı gibi… Tıpkı fatihin tarihe düştüğü not gibi…Her dönem bireyleri, kitleleri heyecanlandıran, duygulandıran, hüzünlendiren, derin dünyalara dair yolculuk yaptıran, bazen eşref saatini tetikleyen bir ruh iklimi yaşatan derin duygular…Birde bakarsınız ki size rağmen ruh ikliminiz yolculuk kervanını sürüklemeye koyulmuş.Size rağmen sesini duyuramamış yüreklere, diyarlara,Bir isyandır diyor bu kalkış…Bir varoluş sancısıdır bu silkiniş…Bazen insanlığın selametine yorulur gidişler…Bazen kaderin tecellisine yorulur yürüyüşler…Bazen hakkın rıza... More About: Lima , Anda , Iman , Kara , Idir
ŞANSLI BULUT/GÜLÇİN DURMAN
More articles from this author:2007-04-24 09:11:00 Kimsecikler görmemiş ve duymamışken daha. Bir, sen bilmişsin O’nu. Dayanamamış heyecanlanmışsın. Anlasınlar, fark etsinler diye o sıcak günde, öylece kalakalmışsın gördüğün güzellikle.Yazık! İnsanlar körmüş, kalpleri de kilitli. Altın ve gümüş. Bir de ipekten, atlastan kumaşlar. Sonra sürüler, çokça da evlat. Mal, mülk işte. Bütün dünyalarıymış bunlar. Kibir ile nefret birleşmiş, sarıvermiş etraflarını. Acı bir karanlığa düşmüş, anlayamamışlar olanları.Sense, ta ötelerden fark etmişsin Mübareği. Bir parça gölge, bir parça arkadaşlık olsun diye; güzel başını beklemişsin saatlerce.Baba kucağı tanımamış. Annesine doymamış. En sonunda da dedesini uğurlamış. Kimsesiz, yapayalnız kalmış bir çocukmuş.Sonra bir kapı açılmış. Amca evine karışmış. Diğer küçükler eyleşip, oynaşırken; O, çekinerek uzanmış sofraya. Benzemezmiş diğerlerine. Hali de, tavrı da hep bir başkaymış.Bakm... 1, 2, 3, 4, 5 |



