Directory
Literature
Blog Details for "Semaver"
SemaverSemaveredebiyat,sanat,siyaset,siir,turkish literature,kisa hikayeler,short essays Articles
HALA DUYMADIYSANIZ
2007-08-28 14:10:00 sitemiz taşındı hemde bir tık öteyehttp://www.semaverdergisi.com/
duyuru
2007-07-25 17:48:00 sitemizdeki bir takım sorunlardan dolayı yeni formatta yayın yapamıyoruz.Sorun en kısa sürede çözmek için çalışmalarımız sürmektedir.
TAŞINDIK HEM DE BİR TIK ÖTEYE
2007-07-06 11:34:00 bizi bu url'den takip eden okuyucularımız yeni yazıları :www.semaverdergisi.com adresinden takip edebilecekdir.
Semaverden İzdüşümüler / Cemil SAĞLAM
2007-07-04 12:43:00 İz BırakmakGelenek oluşturmak. İz bırakmak. Eser inşa etmek. Bunlar belirli bir ahlaki disiplini içeren yaşam tarzlarıdır. Yıllar yılı bir dost keşfetme fırsatı yakalamıştık. Uzun zaman birlikte yürüme imkanı bulduk. Ülkemize, insanlara, hayatın genel akışına dair hep bir hasbıhal halinde olduk. Tecrübeye dayanan analizleri, insani hassasiyetleri bizde her zaman bir saygı ve muhabbet oluşturdu. İstedik ki hep yanımızda olsun. Bize ufuk açsın. Bize hayatın çetrefil yokuşunda, bir çıkış yolu, belki de çığır açsın istedik. Çünkü böyle zamanlarda böyle insanları bulmak gerçekten zordu. Bu insanları herkes anlayamıyordu. Belki de duygularıyla doğruları birbirine karışınca, insanın feraseti bağlanıyordu. Anlaması zorlaşıyordu. Duyguları köreliyordu. Nefsi yüreğine galip gelebiliyordu. Belki de kirlenmiş bir ruh halinin temiz yürekleri keşfinin güçleşmesi bundandı. Bu esnada bin bir türlü ayak oyunlarına du...
Yorumfarkı / Kasım Tiryaki
2007-07-04 11:15:00 DAĞINA GÖRE DUMANIYazla birlikte dizilerin de sonu birer birer gelmeye başladı. Tabiat sonbaharda, diziler ilkbaharda ölüme hazırlanır diye boşuna dememişler. Her yıl tekrar etse de, ölüme nasıl alışılmaz, bu bitişe de kimse alışamaz. Kolay mı, zengini, fakiri diziye kilitlenerek ayakta durmuş yıl boyu. Haliyle çok azı hariç yetmiş beş milyon yasta şu sıralar. Ahali elleri yanına düşmüş yetim çocuk gibi. Beni bilen bilir, mütevekkilimdir. Millet üzülse de ben mutadım üzere, her işte bir hayır vardır dedim. Dahası bu işe sevindim. Bu itirafla ve yazının tümüyle hayatımı tehlikeye attığımı biliyorum ama korkum yok. Bu güne kadar, doğru dürüst, dizi seyretmişliği olmayan biri olarak bana çok söz düşmez. Yinede liberal, karma/karışık bir sistemde bulunuyor olmak, fikir beyanı için yeterli sebeptir. Anlayacağınız, herkes yapar, herkes geçer felsefesi daha ölmedi. İşte bu veçhile söyleyeceklerimiz var. Her...
Örümcek /Yunus Kadakal
2007-07-03 12:50:00 Fırtınanın ardından aniden bastıran sağanak yağış, sevgilisinin tenini okşayan mahzun delikanlı gibi, yüreğini okşayaraktan toprağa deydiriveriyordu alyanak tebessümünü. Ve bu birden bana hatırlatıverdi ta ötelerdeki eskileri...Köşeyi dönünce beş dakikalık yolum kalıyordu. Yağmurun hızlı hızlı gökyüzünden akışı, soğuğu yararaktan göğe yükselen sıcak koşuşturmaca ile karışırken o yoktu. Sadece ben ve pardesüm var olma mücadelesi veriyorduk çiseleyen yağmura inat yol alaraktan, bu bir tarafı saplantılı beton yığma caddede, -Nerdesin örümcek, yalnızım ve korkuyorum..Ben geldim müdürüm, bizim örümceği görmeye.Bu gün görüş verilmiyor.Neden? Ben bunca yolu….Geriye dönmek acı geliyor insana, ta yanıbaşından ürkerek... Duydum örümcek çıkmış içerden, ne bir haber nede bir iz. En yakın arkadaşının boynuna sıfır beş uçlu kalemi yalnışlıkla saplayıp ölümüne sebep olduktan sonra ke... More About: Akal
Kıl Beni Ey Namaz / Senai Demirci
2007-07-02 10:59:00 "Kıl Beni Ey Namaz "la namazın bizi doğru, duru, diri ve insan kılmasının ruhunu hissedeceksiniz. Abdestin insanın zihnini ve gönlünü nasıl kötülüklerden arındırdığına şahitlik edeceksiniz. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz. Fatiha Suresinde nuh’un gemisinde "biz" olma bilinciyle bütün kainatı kucaklamayı öğreneceksiniz. Tesbihâtla, Rabbimize yakarışın en güzelini tesbih, hamd ve tekbir ışığında yaşayacaksınız. Namaz sevgisini bir nefes gibi içinize çekeceksiniz. Huşu’yu yakalayamadığınız anlar için namaza aşk ile bağlanmanın yollarını bulacaksınız. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz. Fatiha Suresinde nuh’un gemisinde "biz" olma bilinciyle bütün kainatı kucaklamayı öğreneceksini... More About: Emir , Demi , Mirc
Semaverden iz düşümler / Cemil SAĞLAM
2007-07-02 08:27:00 EŞREF SAATİEşref saatimdi. Keyfim kaçmıştı. Yine derin düşüncelere dalmıştım. Sana dair. Seninle birkaç kelam edecektim. Yaşanan onca şey üzerine. Neden sormadığına dair. Seni anlamak için. Seni kuşanmak için. Seninle seni hissetmek için yürümek. İçimde kopan fırtınaları dindirecek, bir güç arıyordum. Fakat ne mümkün. Esen rüzgâr bile senden bir esame taşımıyordu. Taşıyamıyordu. Bilemediğim, belki de bilmek istemediğim, taşıyamadığım bir yük var sırtımda. Onu kendimle ebedi aleme taşımak istemiyordum. Emanet sabinindir düşüncesiyledir belki de. Ama sen buna rağmen varlık belirtisi göstermedin. Bense seni sana iade ediyorum. Vuslatımla baş başa kalmakta olsa bedeli. Ve ben köşeme çekilip, puromu yakıp, orta şekerli kahvemi yudumlayarak zamanın dinginliğine kendimi salıveriyorum.
Küçük Ansiklopedi / Gülçin DURMAN
2007-06-29 15:32:00 ÜSKÜDAR’A GİDELİMGeçenlerde annem, gözleri ışıl ışıl, heyecanla “Biliyor musun Gülçin, sonunda hayallerim gerçek oldu.” deyiverdi. Hayaller sözünü duyunca, bir hoş oldum. Sonunda dedim içimden sonunda oldu işte! Nihayet, nihayet sülalemizin Selanik’teki gizemli zeytinlikleri, gizemli malı mülkü ufukta görünüyordu işte.Gözümün önünden zeytinler akıp geçerken, annem ”Kumrular balkona yuva yaptılar.” deyiverdi. “Ya, ne güzel!” diye karşılık verdim yapmacık bir ağızla. Ama annemin bunu fark edecek durumu yoktu- ki normalde hiçbir şey gözünden kaçmaz- yine aynı o tatlı heyecanı, coşkusu ile kumruları, o şahane yuvalarını anlatmaya koyuldu. Sevincinden sanırsınız ki kumrular değil de Zümrüdüanka kuşu yuva yapıvermiş bizim balkona. Balkonun önündeki bahçede, bir erik ağacı vardır ki yaz- kış seyrine doyum olmaz. İlk geldiğimiz zamanlarda, bu ağacın dalları bizim balkona ulaşmak üzereydi. Baş...
Ölümün ötesinde ne var ?/ Eyüp KARATAŞ
2007-06-29 14:44:00 Kitap yaklaşım olarak böyle bir konuyu sıra dışı bir bakış açısı ile ele almaktadır. Eser çalışma olarak sahasında ilk olma özelliği taşımaktadır.Okuyucu açışında sürükleyici bir üslubun kullanıldığı kitapta, herkesin kendisine bir şeyler katacağı öğreticilikte olmakla beraber, bazıları içinde yaşadıkları deneyimlerin fotoğrafını çekme anlamında özenli bir çalışmadır.Bu tip klinik deneyimlerini toplumda birçok insanın yaşamasına rağmen, gündem yapmaya cesaret edemediği bu gerçekliği, yazar harikulade bir perspektifle gündeme taşımaktadır. Kitabın içerisindeki klinik deneyimler bizzat yaşanmış tecrübelerdir. Klinik deneyimleri yerli ve yabancı bireyler olmak üzere, farklı dinlerde ve kültürlerdeki insanların yaşadıkları deneyimleri, günümüz modern toplumu için önemli ipuçları vermektedir. Ölüm olgusu her zaman insanlık içinSE, farklı bir yerde durmuştur. Bazıları için korku, bitiş, endi... More About: Inde , Kara , Sind
Glasgow Koma Skalası / Halil İbrahim ŞAN
2007-06-29 11:19:00 Türkiye seçime giriyor farkında mısınız en ufak heyecan yok.Bunu havaların sıcaklığına bağlayanlar son derece yanılıyorlar.Çünkü vatandaşın hiçbir şeye inanacak hali kalmamış durumda Türkiyede siyaset üreten partilerin çoğu halkın sorunlarından çok uzak kendi ideolojilerini şirin göstermek peşinde .Vaatler almış başını gidiyor .Kimisi mazotu bir ytl ye indireceğini söylüyor kimisi genç kitleyi oy deposu olarak görüyor öss kalkacak diyor.Hayatının baharındaki gençlerin kalbi küt küt atıyor.Akıllarından şu soru geçiyor acaba kalkacak mı öss?Bunlara oy versem kurtulur muyum bu sıkıntıdan .Kimisi de bunlar hayal realist olun ben istikrarım istikrar gemisi senin için en iyisi diyor.Demokratikleşmeye vurgu yapan yok.Herkes “kendi demokrasisini” demokrasiymiş gibi gösteriyor.İnsan haklarını hepsi savunur görünürken ardından şöyle bir cümle gelir “amma,fakat”.Bu ülkede işsizlik sorunu vardır,kalitesiz... More About: Glasgow , Kala , Koma , Halil
Semaverden iz düşümler/ Cemil Sağlam
2007-06-29 11:12:00 BEYAZ DÜŞLERGençlik dünyamız dipdiri bir koşuşturmadır yürüyoruz. Metrelerce uzunlukta, bir zincirin halkalarını anımsatan, kenetlenmiş yürekleri resmeden bir yürüyüş hali. Hep bir yürekten aynı şarkı söylenir. Bir tek beklentileri var. Renkleri farklı. Karakterleri benzeşmez. Birlikte düşler kuruyorlar. Ortak özlemleri var. Yüzlerde içten bir tebessüm. Geleceği birlikte kuralım isterler. Birlikte ümit olalım derler. Aynı sıralarda otururduk. Yağmur birlikte ıslatır bizi. Güneş birlikte aydınlatır bizi. Aynı araçları kullanırız. Yolları birlikte aşındırırız. Aynı sofralara aynı duygularla kaşık sallarız. Birlikte pişirilen, yüreklerin ortak ısıttığı damlalarla ıslatırız kurumuş dudaklarımızı. Bizde bu torağın mahsulüyüz. Aynı tarlalarda aynı harmanları hasatlarız. Bu ülkenin yürek tomurcuklarının gözüne duman gitsin istemeyiz. Bizi de anne yüreği yoğurdu. Bizi de baba emeği yetiştirdi. S...
İNSAN İDRAKİ/MİZ /Eyüp KARATAŞ
2007-06-28 09:50:00 İnsan, yaratılış sürecinde çeşitli sorunlara duçar olmuş bir varlıktır. İnsan varlık olarak çözümlenmesi güç bir yapıya sahiptir. Üzerinde en çok beyin fırtınası yapılan, maddi-manevi değerlerin, dengelerin anlam bulduğu en kritik eşikte her daim insan vardır. Geçmişten günümüze insanı değerlendirme kriterleri hep varolagelmiştir. Bu kriterler, sosyal, kültürel, etnisite, ideolojik, dini bağlamlar referans alınarak yapılmaktadır. Kişiler bu bağlamlar doğrultusunda şahsiyetlerini/kimliklerini oluşturur ve geliştirirler. İnsan hayatında, bu değerler sistemi doğrultusunda bir yaşam profili oluşturur. Hayatlarını bu düşünce iklimi ve sembollerinin etrafında şekillendirirler. Sosyopolitik tercihler, genelde bu değerler üzerine inşa edilir. Tabii olarak insanlar hayatın akışı içerisinde bu ayrıntılara çoğunlukla dikkat etmezler. İstisnai durumlar da; toplumsal olayların sürüklediği sinir uçları, dengelerin ... More About: Kara
Semaverden iz düşümler /CEMİL SAĞLAM
2007-06-27 15:15:00 Şafak EsintisiBir seher esintisinin, sinemi dövdüğü saatlerdi. Geçmişte kalan bir rehavetle gözlerim açıldı. Etrafta sakin bir ortam vardı. Ama kuşların muştu değerindeki birbirine karışan sesleri. Derenin şırıl şırıl akan suları. Sessizliği dağıtmaya yetti. Güneş henüz merhaba dememiş, an şafak vaktidir. Herkes birazdan gözlerini açarak, ertesinde yarım kalan üzüntülerine, sevinçlerine, sevdalarına kaldığı yerden devam diyecekti. Bense bütün bu girift duyguların içinde kendime bir diyar aramak ümidiyle etrafımı seyre dalmışım. Etrafımın dağınıklığı, güneşin birden bastırması, dalgınlık öncesi elimde düşen ünlü düşünüre ait düşünce suçlu kitabımın sayfaları dağılmış, bense bütün bunlara sitem eyleyerek benimle dünya arasındaki ilişkimi sağlayan gözlerimi, ufka dikerek zamana dair bir gezintiye dalmışım. Gözümün önünde bir film şeridi gibi geçti. Küllenmiş duygular. Sitem yemi...
Mektuplar 36 / M.Fuzuli GEÇER
2007-06-27 14:14:00 Papatya, beni mahvetmek mi istiyorsun? Biliyorsun, en azından bilmelisin, bunun benim için bir önemi olmayacağını. Kendimi hesaba kattığımdan filan sormadım bunu. Hem istediğin buysa, bütün isteğin, hedefin buysa rahat olabilirsin. Sana bir şey yoksa, zarar, ziyan dokunmayacaksa sana, ne gelecekse gelsin, ne gelebilirse. İsteğin, istediğin mahvolmamsa bile. Senden korkuyorum; bütün korkum sen oldun şimdi. Zarar görmenden; taşlar misali yanıp gitmenden, yakıt olmandan bitmeyen karanlık, dipsiz alevlere. Kaldı ki en ufak bir ziyan gelirse sana ne yaparım, başıma ne gelir bilmiyorum; kesinlikle bilemem. Lütfen dinle, bulutlara bakar gibi, dağlara, yıldızlara bakar gibi bak yüzüme ve dinle: Kendine bak; gözlerine bak aynada, üstüne, başına, eline, ayağına bak şöyle bir. Dudaklarımın içini dişliyorum; bu günden beri ve birden bire; hiçbir şeye kızmayan ve bununla övünen ben nasılda çılgına döndüm. O an; kalkıp kaçtığım, ...
Semaverden iz düşümler /CEMİL SAĞLAM
2007-06-25 13:39:00 BİR ÇINARIN DÜŞÜŞÜEğitim hayatımızın baharıydı. Hayata dair algılarımız henüz yeni idi. Yaşamın safhaları belirli standartlara oturtulmuş, resmi kitapların dar penceresinde değerlendirmeye çalışıyorduk. Henüz gelişim evresinde bir fidan oluşumuzdandır. Fıtri yapımızı şekillendirecek, itikadi bilginin tecrübesini yeni yeni idrak arifesindeyiz. Beklenmedik bir misafir dahil olur hayatımızın karelerine. Kısa zamanda anlamlı bir yol arkadaşlığının sinyallerini verir misafir dostumuz. Adeta kendimizi yeniden keşfetme duygularını yaşatır birliktelik süresince. Bize, geleceğimiz adına küçük dünyamızdan engin ufuklar açmaya bir gayret demeyin gitsin. Ben edebiyatı onunla sevdim. Şiiri onunla keşfettim. Hele bir Sakarya şiirini döktürmesi yok mu. Yürekten çağlayan bir sesle. Bu toprağın küllerine hayat veren yiğitleri hatırlatırcasına. Bir neslin geleceğe, sağlam hazırlanması adına. İmkansızlık bir eng...
Küçük Ansiklopedi / Gülçin DURMAN
2007-06-22 14:35:00 İYİ İNSANLARI nasıl TANIYABİLİRİZ?Belli bir yaştan sonra insanların arkadaş edinmesi gerçekten de zor oluyor. Bırakın arkadaşlığı, çoğu zaman selamlaşmak için bile bilgi sahibi olmak isteniyor. Araştırmalar, analizler yapılıyor. Kişinin her şeyi merak ediliyor. Mesela soy sop, dünya görüşü, okuduğu kitaplar, takip ettiği diziler, tuttuğu yazarlar, müzikler, takıldığı mekânlar, dostları ve düşmanları, falan filan… Yani insanlar, şu üç günlük dünyada, iki laf etmek için bile bir sürü gereksiz ayrıntıyı öğrenmek ihtiyacı hissediyor.Biz çocukken bu işler daha kolaydı. Köfte- patatesi sevmek, süt ve etten ise ölesiye nefret etmek çoğu zaman yeterli olurdu tanışmak için. Başka şeyler mesela dört sakızı birden çiğnemek, saatlerce bıkmadan isim şehir oynamak, ya da kitapların arasına gizlenmiş Mister No’ ları çaktırmadan okumayı sevenleri fark etmek ise aliyy-ül ala olurdu doğrusu. Ve bunları yapa...
OCEAN 13 / Halil ŞAN
2007-06-22 13:27:00 Konusu Danny Ocean (George Clooney) ve çetesinin bugüne kadarki en hırslı ve riskli kumarhane soygunlarını gerçekleştirmeleri için tek bir neden olabilir: Kendilerininkini korumak. Acımasız kumarhane sahibi Willy Bank [Banka] (Al Pacino) Ocean’ın ilk çetesinden Reuben Tishkoff’a (Elliott Gould) oyun oynayınca, Danny ve çetesi bir kez daha bir araya gelir ve “Bank[a]”[y]ı soyup soyamayacaklarını görmek isterler.“Ocean’s Thirteen” eski kadrodan George Clooney, Brad Pitt, Matt Damon, Andy Garcia, Don Cheadle, Bernie Mac, Casey Affleck, Scott Caan, Eddie Jemison, Shaobo Qin, Carl Reiner ve Elliott Gould’u tekrar bir araya getiriyor. Al Pacino ekibe Willy Bank, Ellen Barkin onun sağ kolu Abigail Sponder olarak katılıyor. Bu devam filminde yeniden karşımıza çıkan kamera arkası isimleri ise yönetmen director Steven Soderbergh ve yapımcı Jerry Weintraub.Benden tavsiye Filmde bu kadar başarılı oyuncu bulunmasına rağmen malesef akıl dolu bi... More About: Halil , N 13
KÜRESEL VİCDANIN AKIL TUTULMASI / Eyüp Karataş
2007-06-22 11:09:00 İnsanlığın ortak değeri ve mirası/ikbali ailedir. Her kurulan aile bir sevinç kaynağıdır. Her doğan çocuk bir umuttur. Bir özlemdir, gelecektir. Bir aile için. Bir toplum için belki de insanlık için… Bütün bu aklın gerektirdiği pozitif atmosferi dağıtmaya yeten unsurlar öngörülemeyen küresel hesaplar/beklentilerdir. Küresel köyde, insanın aklını zonklatacak derecede zorlayan garip, dramatik, vicdanların allak bullak olduğu, duyguların duyarsızlaştığı bir süreçtir akıp gidiyor. Anlamak, okumak, serzenişte bulunmak, insanın idrakinde granpların oluşmasına sebep olmaktadır. Hangi yöne baksanız farlı senaryolar gibi gözükse de içerik aynı. Mağdur aileler. Mahzun/mazlum çocuklar. İpotek edilmiş kaynaklar. Dizayn edilmiş değerler. Coğrafya fark etmiyor. Her memleketin yüksek binalarının gölgesinin derinliklerinden, modern kentlerin varoşlarında, çöl sıcaklarının derinliğindeki akan $, € (petrola) rağmen değ... More About: Kara , Dani
Kurşun Kalem / Yunus KADAKAL
2007-06-22 10:52:00 AKLIN SELAHİYETİÜzerine ne devrilirse devrilsin, üstüne ne kadar yük binerse binsin, mevcudiyetini inancına bağlayan, varlığını bir yeknesatlıktan kurtarma amacı içerisi içinde çırpınan yürekler, hakikatın tecellisine, adaletin yüce sarayına bekçiler aramakta.Her devir olduğu gibi, bu devirde aklın selahiyetinin korunması büyük derecede önem arz ediyor. Ve aklın selahiyetine yardım edecek, onu koruyacak hususlar bu kez ilahi kudretin kudretini beklemekte.Aklın selahiyeti bir dönem Musa’nın Asa’sına bir dönem İsa’nın babasız doğup beşikte konuşmasına ve bir dönemde Hz. Muhammed’i koruyan örümceğin mağaradaki ağına emanetti.Akıl ile bi-akıl arasındaki dengeyi kuran, akıllılığı dizginleyen ve sabır taşının sabrını koruyan dengenin ilahi eli, biz aciz yaratıklar içerisinden seçilmişler vasıtası ile selahiyetini sergilemekteydi.Mevcudiyetini aklının selahiyetinden alan biz aciz yaratıklar, bu sergiden nasi... More About: Kale , Akal
Arkamda bir dağın yıkıldığını hissettim /Harun Tokak
2007-06-21 12:56:00 Yol boyunca, Anamın "oğlum! babanız, alaca bir gömlek için, bir sene boyunca köydeki bir ailenin hizmetinde çalıştı. Ne yokluklar gördük biz." deyişi acılarla dokunmuş siyah bir gömlek gibi ruhumun sırtına geçmişti… 1995 yılının tam Haziran ortasıydı.Gecenin karanlığında, acı haberin merkezine doğru yolculuk başladı,Ankara'danKöy yollarının kıvrımlarında yavaşlayan arabamız, kıvrımlardan kurtulunca bir siyah küheylan gibi akıyordu. Tenha dereler, sarp tepeler geride kaldığında gün de ışımıştı.Son tepeyi aştığımızda önce caminin minaresi göründü.Sonra yavaş yavaş tamamlanan bir resim gibi vadiye yayılmış bütün bir köy. Bir zamanlar sesime ses veren,kaval sesine doymuş karşı dağlar, güneşe her sabah bağrını açan yamaçlar bütün heybetiyle karşımdaydı.Mazideki o güzel günler, hayalimin büyülü bahçelerine gelip otururken, vadiden tepelere doğru da hazin bir salâ sesi yayılıyordu. Ağabeyim...
Zihin/Bellek / Eyüp KARATAŞ
2007-06-21 08:00:00 Düşüncede soyutlama bir algı biçimidir. İnsanlığın ortak birikiminin kodlandığı en değerli hazinedir. İnsanların bireysel anlamda zihin dünyaları aynı zaman da yaşam tarzlarıdır. Bunu topluluklar, milletler, devletler olarak çeşitlendirmek mümkündür. Bireyler için yapılan tanı diğer unsurlar içinde geçerli olmakla birlikte, sosyolojik olarak farklılıklara rastlamak mümkündür. Kültürlerin/kimliklerin ortak özü ünsiyetin, bireyden topluma iletişimi sağlıklı okuma/anlama imkanı zihnin süzgecinde geçmektedir. Bu durum zihin kodlarımızı doğrudan etkilemekte/ilgilendirmektedir. Zihin dünyamızdaki sosyolojik, kültürel, psikolojik algı gerçekliğimiz hangi bağlam üzerine inşa edilmiş ise durum tespitimiz, sürece müdahil olmamızda o paralelde seyretmektedir. Bu durum bazen toplumun fay hatlarının kırılgan zemininde, kitlelerin motive edilmeleri sonucunda, arzu edilmeyen sosyal problemlere ortam hazırladığı da olmuyor d... More About: Kara
YORUMFARKI / Kasım Tiryaki
2007-06-19 10:54:00 Beş’ten Sonra Havalar ısındı ya her akşam eve terden sırılsıklam geliyorum. Küresel ısınmadan mı yoksa bütün Haziranlar mı böyledir bilemem. Şahsım olarak istatistik tutmadım, tutulanlara da itimadım yok. Hem deniz kenarı bir beldede olsaydım bu havalara bayılırdım. Kaldı ki iş daha çok bizim servisle ilgili. Arabadan indikten sonra yürüdüğüm yol kırk arşın var yok. Ancak o kadar. Beni de terleten bu yol değil zaten. Hararetin baş mümessili eve kavuşalım diye bindiğimiz ve yazları Harlek kaplıcaları gibi sıcak olan vasıta. Kırk arşında serinliyor muyum, terliyor muyum anlamadan yol bitiveriyor. Yine de umum olarak rahatladığım kesin. Tam kapı açıldı, rahat ettiğim andır demeye kalmadan daha bir buçuğunu ikmal etmemiş mahdum pantolonumun paçasından asılıyor. Ne yaparsın? Onun sözlüğünden seçtiğim özel kelimelerle işi örtbas etmek işime gelmiyor. Akşama kadar dışarı çıkmamış. Ne işin var dışar...
Kara kalem / Yunus KADAKAL
2007-06-18 12:23:00 SELAM, ŞATO ŞEHRİYARI ASİL UŞŞAKRaksa rakipsin divane çocukDeğil mi ki sende ki birsam.Efetik pusulasız yusufçuk,Ummaktan uyum mu sende ki kuram.Mevki yüklü yengiye şaşmak,Rutuşsa, sendedir bu ihtişam.Zencefil gülüşündeki vaşak,Manavgattan süzülecek berham.İşte icap işte vaktaki rok,Uzansın uzantı sana ilham,Şato şehriyarı asil uşşak…Sana bir mektup gönderiyorum ki bu Kubbe-i Sahra'dan, ölü aşk mektubu atalarından sevdasını sevda almış, bütün sırlarını olanca utangaçlığı ile saçlarının arasına gömmüş yaren yolu gözleyen masum,ağlamaklı kızın dert arkadaşı. Dert arkadaşım mektubumu gönderiyorum sana.Fedakâr ve cefakâr (benim) mektuplar (ım). Kendileri kadar sevdaya sebep bir başka var mıdır? Kendileri kadar aşklara karine bir başka var mıdır? Öyle ki, tüm aşkların üçüncüsü, paylaşan ve bilge kişisidir (benim) mektuplar (ım).(Benim) Mektuplar(ım)ın heyacanları da bir başkadır. Hele bir de... More About: Kale , Kara , Akal
3. Uluslararası Çocuk Buluşması'na Davetlisiniz
2007-06-15 13:18:00 17 ülkeden 65 yetim çocuğumuzun katılımıyla gerçekleştireceğimiz, '3. Uluslararası Çocuk Buluşması'nı onurlandırmanızı diler, saygılar sunarız.PROGRAMMehter Marşı(Dışarıda karşılama)Karşılama Gösteri Grubu (Jonglör, Tahta bacak vb.)Kuran-ı Kerim TilavetiAçılış Konuşması (Bülent Yıldırım - İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı)Hüseyin Goncagül ve Ekibinin SunumuMisafir Çocukların Yerel Sunumları(Folklor, Ezgiler)Minik Kalpler GrubuÖmer Karaoğlu KonseriMisafir çocukların ülkeleri: Açe - Afganistan - Bangladeş - Bosna - Burkina Faso - Çeçenistan - Doğu Türkistan - Etiyopya - Filistin - Irak - Kamboçya - Kosova - Lübnan- Pakistan - Patani - Türkiye - ÜrdünTarih: 17 Haziran 2007Yer: İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi (My Showland)Atatürk Havalimanı Karşısı / Yeşilköy-İstanbulSaat: 14.30Giriş Ücretsizdir. More About: Aras , Lara
mektuplar 35 / M.Fuzuli GEÇER
2007-06-15 13:14:00 Ne yapacağımı bilemiyorum. Ne yapabilirim? Hiç bir şey düşünemiyorum; aklım hiçbir şeyi almıyor artık. Şüphe ediyorum aklımdan. Dünyanın gözümün önünde an be an değiştiğini, apayrı renklere, biçimlere, anlamlara büründüğünü gördükçe kendimden şüphe ediyorum. Gerçi şimdi oda kalmadı, ya da gerilerde, çok çok gerilerde kaldı. Ne yana dönsem, neye baksam sen çıkıyorsun karşıma. Karşımda olduğu gibi, içimde, özümde, usumda da hep sen deveran ediyorsun. Ne yapsam, nasıl yapsam bir şey söyle bana. Biliyorum! Biliyorum susmayı seçeceksin. Susacaksın. Hem ne söylesen bir yandan içimi açıp, bir yandan zorlaştırmıyor mu işimi? Her konuşmanda, her hatırlanışında hep bir şeyleri geride, gerilerde buluyorum. Şimdi susmakla, uzaktan, çok uzaktan yetinmekle bir an olsun eğletebiliyorum bazı şeyleri. İstenen şimdiyse eğer; ne yapacağımı bilmiyorum dedim ya. Hep geriye mi uçurmalıyım anları; yoksa tutup yaka...
Küçük ansiklopedi / Gülçin DURMAN
2007-06-15 08:47:00 KIŞ UYKUSUBiliyorsunuz, maalesef bu sene ayılar kış uykusuna yatamadılar. Küresel Isınma yüzünden olmuş diyorlar.Aslında, bayağı bir zamandır Küresel Isınma hayatımızın içinde. Hatta Küresel Isınma okullara kadar girdi. Bizim topraklarımızda işler hep biraz garip ilerlediği için Küresel Isınma derdi de en fazla mini mini 1’lerle 2’leri vurdu.Öğretmenler konuyu nasıl anlatıyorlarsa, çocuklar panik içersinde muslukları, elektrikleri kontrol edip duruyorlar. Ayıların Kış Uykusunu berbat ettikleri için suçluluk duyuyorlar. Görünüşte insanlar konuya hâkim. Bilinçliler yani. Evde, çarşı- pazarda konuşup, tartışıyor, durum değerlendirmesi yapıyorlar. Düşmanlar teker teker belirleniyor. Şu günlerde halı yıkayıcılara kafayı taktılar. Hayatımıza, yaşam tarzımıza kast etmiş bu karanlık kişiler görüldükleri yerde şiddetle uyarılıyor, azarlanıyor ve kınanıyor; bunlarla da yetinmeyip hadlerinin bildirilmesi i...
YORUMFARKI / Kasım Tiryaki
2007-06-14 14:55:00 Seçimlik KimyaBizim milletin psikolojisi kim ne derse desin ancak seçimden seçime düzlüğe çıkar. Düzlük kısadır ama bereketlidir. Seçim sathı mahalline girildi mi her bir ferdimiz en hafifinden siyasi parti lideri mertebesine sıçrar. Aklı –başında- olanda, olmayanda, söz bilende bilmeyende düzgün konuşmaya, ağırdan almaya başlar. Hangi aforizmadan esinlenirse esinlensin, seçim yaklaştıkça tükürüğü yerde kurumayanlar başta olmak üzere, seçmende ki Sokrat’laşma eyilimi tavan yapar.Ömründe kendi başına iş yapmamış insanlar, önüne çıkana akıl fikir verir. Bu da yetmez derin tahliller yapar, ontolojik saptamalarda bulunur. Bu süreçte sağ sol aranmaz; en marjinalinden, göbektekine kadar her bir partili aynı ayarda gider. Baharda sular nasıl topraktan fışkırır, insanımızda da fikir öyle. Ama sakin, ağır başlı. En geçerli seçim refleksimiz budur: Dinginlik hali. Üç beş çılgın ne ettiğini bilmezi gözünüzde ca...
ANLAMIN KRİTİĞİ / Eyüp KARATAŞ
2007-06-14 14:52:00 Anlam, bilginin kitle belleğindeki işlevsel idraki ile varlığın varoluş imkanlarını algı ve eylem bağlamında dönüştürme bilincidir. Anlamak, insani erdemliliğin hâkim olduğu, anlamsal dönüşümün rasyonel olarak yaşandığı, çevreden merkeze ahlaki bir duruş olarak yansıyan toplumsal bir yaşam biçimidir. Evrenin bütün parçalarının envanterine baktığınız zaman bir anlam koduyla karşılaşırsınız. Bu kodlar tabi olarak, varlık âleminin bir denge üzerinde yürüdüğünü gösterir. Bu kodlarda küçük bir oynama bile adeta eşyanın tabiatındaki dengenin değişmesine zemin hazırlayacak kadar hassastır. Evrenle insan fıtratı arasındaki en kritik eşik anlamdır. Anlam, maddi ve manevi değerlerin/dengelerin merkezindeki ilişkinin vücut bulduğu yerde hayat bulmaktadır. Anlamın kaotikleştiği noktalarda, insani iklimde de kaos vücut bulmaktadır. Bir anlam kaotikleşme misali yeryüzü iklimi. Nitekim bugün dünyanın yüz yü... More About: Kara
Kurşun kalem / Yunus KADAKAL
More articles from this author:2007-06-13 09:34:00 ALİ CENGİZ OYUNLARI,BÜYÜLÜ İLİMLERİN ŞAHIBilindiğinin aksine Ali Cengiz oyunları aslında Ali Cengiz’in değildir. Ali Cengiz sadece Padişahın kızını almak isteyen fakir bir derviştir. Peki neden biz Ali Cengiz oyunu diye biliriz?Çünkü Ali Cengiz, büyülü ilimlerin şahını mat eden tek kişidir. Böylelikle bu ilimler Ali Cengiz adıyla anılıp, Ali Cengiz Oyunu diye dilimize dolanmıştır.Şimdi nereden çıktı bu Ali Cengiz Oyunu meselesi.Her ne kadar bu büyülü ilimlerin şahı olan karakter kendi öğrencisine yani Ali Cengiz’e yenilmişse de aslında bu oyunda ölmemiştir. Hani bir kişinin vefatının üzerinden yıllar geçse de “o kalbimizde yaşıyor” deriz ya öyle bir şey. Büyülü ilimlerin şahı ölmemiştir. Ve Ali Cengiz Oyunlarıyla yaşamaya devam etmektedir.Bu büyülü ilimlerin dallanıp budaklanması için illa da bir padişah kızına ihtiyaç yoktur. Aksine daha iyisi de her zaman olabilmektedir. Örneğin padişaha p... More About: Kale , Akal 1, 2, 3, 4, 5 |



